Yazı Detayı
09 Nisan 2021 - Cuma 17:18
 
EVLİLİĞE ADIM ATACAKLAR DİKKAT!
Hüsnanur Akabalı
HURSESGEBZE
 
 

Bugünkü yazımda toplumda herkesin merak ettiği bazı sorulara cevap vererek kısaca evlilik konusuna giriş yapmak istiyorum. Evlenmenin gerçekleştirilmesi için aranan şartlar nelerdir? Kesin ve kesin olmayan evlenme engelleri nelerdir? Hangi hallerde evlenmenin yokluğundan, hangi hallerde evlenmenin butlanından bahsedilir? Kısaca bu sorulara cevap vererek konuya giriş yapmak istiyorum.

Öncelikle evlenme, nişanlıların evlilik birliğini meydana getirmelerini sağlayan bir hukuki işlemdir. MK 142 c. 2 ‘’Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur.’’  diyerek evlenmenin ne zaman gerçekleştiğini belirtir. Evlenme bir aile hukuku sözleşmesi olarak kabul edilir. Medeni Kanun evlenmenin gerçekleşmesi için bazı şekil şartları koyarak eksikliği halinde evlenmenin yapılmasına engel teşkil ettiğini belirtmiştir. Evlenme farklı cinsten (bizim hukukumuzda) iki kişi arasında olur ki, bu aranan ilk şarttır. Yine Medeni Kanun küçükleri korumak amacıyla asgari bir yaş öngörmüştür. Bu yaşında altında bulunan kimseler için hak ehliyetsizliği vardır ve evlenme kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için yasal temsilcinin açıklamasıyla evlenmek de mümkün değildir. Evlenme ehliyetine sahip olabilmek için kanun, yaş ve ayırt etme gücünün varlığını aramıştır. Olağan evlenme yaşı MK 124/I’e göre, ‘’Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.’’  On yedi yaşın tamamlanması, on sekizinci yaştan gün almakla olur. Medeni kanun bir de olağanüstü evlenme yaşı belirtmiştir. Bu da MK 124/II’ye göre ‘’Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.’’ diyerek belirtmiştir. Ayırt etme gücünün varlığına gelince MK 125 hükmü karşımıza çıkar. MK 125 ‘’ Ayırt etme gücü olmayanlar evlenemez.’’ hükmüyle konuya kesin bir açıklık getirmiştir.

Evlenme engellerinden kesin olan evlenme engellerinden herhangi birinin bulunması evlenmeyi mutlak butlanla hükümsüz hale getirirken; kesin olamayan evlenme engelinin varlığı evlenmeyi etkilemez. Yani kesin olmayan evlenme engeli varsa memur evlenmeyi yapmaz ama yapılacak olursa evlenme geçerlidir. Kesin olan evlenme engelleri, hısımlık, mevcut evliliğin varlığı ve akıl hastalığıdır. Hısımlıktan doğan evlenme engelleri MK 129’da sayılmıştır. Önceki evliliğin varlığından doğan evlenme engelleri de MK 130 ve 131. Maddelerinde sayılmıştır. Bu hükümlere göre gaiplik kararı alan eş evlenemez. Evlenmenin feshi kararı verilirse evlenebilir. Akıl hastalığı da MK 133’te ’’ Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.’’ şeklinde belirtilmiştir. Kesin olmayan evlenme engelleri kadın için bekleme süresi ve bazı bulaşıcı hastalıklardır. MK 132/I’e göre ‘’ Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.’’ hükmüyle soybağı karışıklıklarını önlemek amacıyla azami gebelik süresini öngörmüştür. Kadının bu süre içerisinde doğurmasıyla süre kendiliğinden sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa da mahkeme bu süreyi kaldırır. Umumi Hıfzıssıha Kanununun 123. Maddesine göre, frengi, belsoğukluğu, yumuşak şankr ve cüzzam hastalığı olanlar iyileştiklerini hekim raporuyla belirlemedikçe evlenemeyeceklerini öngörür. Buna karşılık kısırlık ve cinsi iktidarsızlık evlenme engeli olarak görülmemiştir.

Evlenme ayrı cinsten kişiler arasında yapılmamışsa, evlenme evlendirme memurunun önünde yapılmamışsa ve iki taraf evlendirme memurunun önünde aynı anda hazır bulunmuyor ise bu evlenmeler yoklukla sakattır. Yok olan evlenme baştan itibaren ve kendiliğinden hükümsüzdür. Evlenmenin butlanı, geçersiz olarak kurulmuş evlenmenin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir.

 

 
Etiketler: EVLİLİĞE, ADIM, ATACAKLAR, DİKKAT!, , , , , , , , ,
Yorumlar
Haber Yazılımı