Yazı Detayı
25 Kasım 2021 - Perşembe 12:42
 
ANNELİK ÜZERİNE BİR MUHASEBE
Sedanur Eşitti
 
 

Sözlerin en güzeli ile siz sevgili okuyucularımızı selamlamak istiyorum SelamunAleyküm…

Bu hafta oldukça kıymetli ve sancılı bir konudan bahsetmek istiyorum.

Zaman geçtikçe çoğu şeyin anlamını nasıl da yitirdiğine hepimiz şahidiz. Artık duygular bile eskisi kadar yoğun yaşanamıyor. Pek çok değerimizin, bizi biz eden olguların içi boşaldı. Pek çok kavram eskisi kadar anlam taşımıyor artık. Bunların içinde elbette annelik de var. Artık annelik elde edilebilecek en kıymetli hazine olarak görülmüyor. Evde kalıp çocuğuna bakmak çoğu kadına kâbus olarak yetiyor. Sırf evden çıkabilmek için işe giden, aldığı maaşı bakıcıya veren ve bağımsızlık rüzgârına kapılmış olan kadın bu kısır döngüden bir türlü çıkamıyor. Annelik artık elde edilebilecek en kıymetli şey olarak görülmüyor. Daha hayatının baharındaki genç kızlardan tutun anne olabilecek olgunluğa sahip pek çok kadın bu düşünceye sahip. Üstelik hangi sosyo-kültürel seviyeden geldiği farketmeksizin…

Çok üzücüdür ki zaman geçtikçe evde kalan kadına hiçbir işe yaramadığı hissiyatı veriliyor. Böylece kadınlar evlerinden soğuyor. Evini ısıtamayan ve ısınamayan kadın annelikten soğuyor. Anneliği bir yük, zaman kaybı, önünde bir engel, ayağına bir pranga olarak görüyorlar. Fakat annelik ne sosyal hayata, ne ilme, ne kendine vakit ayırmaya engel değildir. Bir yük değil bir ödüldür. Kadına yüklenmiş kıymettir. Zaman kaybı değil vaktin bereketidir.  Evlat annenin süsüdür…

Bilinir ki cennet kadınların değil annelerin ayakları altındadır. Fakat burada şunu da belirtmeliyim ki bir kadının anne olması için doğurması şart değildir. Bir kadın İslam’ın ona verdiği vazifeleri hakkıyla idame ediyorsa o kadın annedir. Muhamet Emin Yıldırım hocamızın tabiri ile o kadın: “Ümmetin annesidir.” Çünkü kendi doğurmamış olsa bile hedefleri arasında hayırlı nesli yetiştirmek vardır. Nasıl ki her doğuran anne sayılamazsa bir kadın doğurmadığı için anneliğini elinden almak da ona haksızlık olacaktır… Bizim bu konuda en kıymetli örneğimiz Hz. Aişe validemizdir. Kendisi biyolojik olarak anne olmamıştır ama o tüm ümmetin, müminlerin annesidir…

İnsanın yaratıldığı yer olan ve kadına bahşedilmiş olan rahim ile Allah’ın Rahman ve Rahîm isimlerinin harflerinin aynı olmasının hikmetleri vardır.  Rahman: dünyada ve ahirette herkese merhamet eden, Rahim: yalnızca müminlere merhamet eden manaları taşımaktadır. Yani üzerine düşünüldüğünde birleşilen ortak nokta “merhamettir.” İnsanın oluştuğu, büyüdüğü ve doğduğu yere “rahim” deniyor olmasının ve bu özelliği yalnızca kadınlara vermiş olmasının kıymeti çok büyüktür. Rabbimizin anneye verdiği merhametin en mükemmel yansımasıdır. Bu organın adının “rahim” olması insana kendisini her zaman koruyan, merhamet eden bir Rabbinin olduğunu hatırlatan muazzam bir örnektir.

Doğursun veya doğurmasın kadının rahme sahip olması Rabbimizin bizlere verdiği kıymetin çok kıymetli bir örneğidir… Rabbim kurduğu bu düzen ile bizlere dünyadaki merhamet timsalinin “anne” olduğunu anlatmaktadır.

Annelik zor, çetrefilli bir yol. Yürümesi de o yolu yapması da çok zor. Ama kıymeti de bir o kadar fazla ve güzel. Biz annelere bu övgüleri kabul edip onlara layık olmamak yakışmaz. Madem yüce Allah bize bu lütfu bahşetti gayemiz ona layık olmaya çabalamak olmalı.

Bu konu üzerine konuşmaya haftaya devam edeceğiz. Sağlıcakla kalın!

 
Etiketler: ANNELİK, ÜZERİNE, BİR, MUHASEBE,
Yorumlar
Haber Yazılımı